Etki Yatırımı Danışma Kurulları Ne Yapar?

Okuma Süresi: 5 dk. Kategori: Blog, Etki Yatırımı Tarih: 6 Mayıs 2022

İklim krizinden, sosyal adaletsizliğe, açlık ve susuzluktan cinsiyet eşitsizliğine dünyanın sayısız sorunla burun buruna olduğu bu günlerde, pozitif sosyal ve çevresel etki yaratma ihtiyacı her zaman olduğundan daha da acil bir hal aldı. Birleşmiş Milletler’in Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarını(SKAlar) yayınladığı 2015 yılından bu yana, hatta daha da geriye gidersek Milenyum Hedeflerini yayınladığı 2000 yılından bu yana ülkeler bu sorunlara çözüm bulmak için aksiyon planları oluşturmakta. Ancak yıllardır gözlemlediğimiz gibi, dünya bu hedeflere arzu edilen zamanda ulaşma konusunda büyük zorluklar yaşıyor. Tam da bu noktada etki yatırımı, dünyanın sosyal, çevresel ve ekonomik krizleri arasındaki öncelik problemine çözüm olan bir model olarak ortaya çıkıyor.

Etki yatırımlarının sürdürülebilir kalkınma gündemine katkısı nedir?

Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları, sürdürülebilir ve yaşanılır bir geleceğe ulaşmak için çok önemli bir çerçeve oluştursa da tek başına nasıl ve kim sorusuna kolektif bir cevap vermiyor. One-size-fits-all adı verilen ve tek standartın her duruma veya soruna çözüm getirmesi olarak düşünülebilecek bir yaklaşımdan uzaklaşmayı başarabildiğimiz ve her ülkeyi kendi şartları içinde değerlendirdiğimiz ölçüde dünyamızın geleceği için daha verimli planlama yapabileceğiz.

Yapılan kapsamlı araştırmaların gözler önüne serdiği gibi, dünya ülkeleri SKAlara ulaşmada farklı noktadalar. Bu durum her ülke için farklı eylem planları ve farklı iş yapış biçimlerinin gerekliliğini vurguluyor. Kültürel farklılılarından, siyasi yapılanmalarına, finansal durumlarından, sosyal çeşitliliklerine tüm ülkelerin farklı toplumsal dinamikleri ve öncelikleri bulunmakta. Bu durum da ülkelerin hedeflerin gerçekleştirmesi için yol haritalarını çizmelerine öncü olacak, tüm kurumları, gerek özel gerek kamusal sermayeyi harekete geçirecek bir özel bir yapılanmanın kurulması ihtiyacını doğuruyor.

İşte etki yatırımı modeli ve etki yatırımı danışma kurulları tam da bu noktada devreye giriyor. Finansal getiri ile birlikte sosyal ve çevresel pozitif ve ölçülebilir etki yaratmayı hedefleyen bir yatırım modeli olan etki yatırımları SKA’ların gerçekleştirilmesinde hızlandırıcı role sahip. 2015 yılından bu yana küresel anlamda ivmelenen etki yatırımlarının bir yatırım tercihi olmasını sağlamak noktasında farkındalık geliştirme ve kapasite oluşturma çalışmaları büyük önem taşıyor. Diğer taraftan etki yatırımı ekosisteminin oluşturulması noktasında kamu,özel ve kar amacı gütmeyen sektörlerin aynı amaç etrafında toplanmaları için ülkeler nezdinde bir üst kurul niteliğinde yapılanma olması gerekiyor. Bu ancak, ülkede etki yatırımı ekosisteminin oluşturulmasında tüm aktörleri bir araya getiren bir çatı organizasyon görevi gören ulusal bir danışma kurulunun oluşturulması, o ülkedeki etki yatırımı potansiyelinin ve ihtiyaçlarının analiz edildikten sonra gereken yol haritasının oluşturulması ve buna uygun politikaların geliştirilerek ulusal aksiyon planları oluşturulması ile mümkün.

Ya uluslararası ekosistem?

The Global Steering Group for Impact Investing, “GSG” adıyla tanınan ‘Etki Yatırımları için Küresel İzleme Grubu, Birleşik Krallık’ın G8 başkanlığında Ağustos 2015’te kurulduğunda tek amacı küresel ortamda etki yatırımı kavramını tanıtmak ve etki yatırımlarını harekete geçirmekti. Kar amacı gütmeyen ve bağımsız bir bir küresel yönlendirme grubu olan GSG her ülkede gelişmiş bir etki yatırımı ekosisteminin oluşması ve SKA’lara uyumlu yatırımlarda hızlı bir ilerleme kaydetmek için ülkeler nezdinde danışma kurullarının kurulmasına ön ayak olacak görev gücü yapılanmasının hayata geçmesi noktasında yol gösterici olmaktadır. Ülkeler nezdinde kurulacak görev gücü yapılanması, etki yatırımının da ana prensibi olan, şeffaflık ilkesi çerçevesinde bağımsız olarak kurulup faaliyet göstermelerini sağlayacak tüzüklere , eylem planına ve yönetişim yapısına sahip olduğu ve gerekli yetkinliğe ulaştıkları noktada, GSG’ye üyelik başvurusunda bulunup GSG denetiminden geçtikten sonra, GSG Yönetim Kurulu’nun kararıyla o ülkenin etki yatırımı konusundaki uluslararası tek temsilcisi olarak Ulusal Danışma Kurulu (National Advisory Board) ünvanını ve statüsünü kazanmaktadırlar.

Başkanlığını Sir Ronald Cohen’in yaptığı GSG’nin şu anda hali hazırda 35 üye ülkesi bulunuyor. Her bir ülke ve Ulusal Danışma Kurulları ülkelerinde ve dünyada etki yatırımı ekosistemini oluşturmak için tüm gücüyle çalışıyor. Ulusal Danışma Kurulları GSG’nin oluşturduğu ağ içerisinde iş birlikleri oluşturuyor ve SKA’ların gerçekleştirilmesi için bir ortak eylem planı ağı oluşturuyorlar. Hızla ve dirsek dirseğe çalışan bu kurumlar hem kendi ülkelerinin hem de hep birlikte dünyanın sosyal ve çevresel krizlerine getirecek projelere imza atarken ekonomik büyümeye de katkı sağlıyorlar.

Sürdürülebilir Kalkınma Amacı madde 17’nin de önerdiği gibi amaçlar için ortaklıklar kurmak, sürdürülebilir bir dünya için olmazsa olmaz. Bir ülke için, etki yatırımı savunucularını uluslararası ölçekte bir araya getiren GSG’nin üyesi olmak, tüm SKA’ları harekete geçiren madde 17’nin gerçekleştirilmesi anlamında önemli bir adım. Bunu başarabilmiş 35 ülke bulunuyor. Peki ülkemiz bu hikayenin neresinde?

Bir sonraki blog yazısında Türkiye’nin hikayesini okuyun.

Daha fazlası için