COP26 Serisi: Sıfır Emisyonlu Araçlara Geçiş ve Sürdürülebilir Karayolları

Okuma Süresi: 7 dk. Kategori: Etki Yatırımı Tarih: 29 Kasım 2021

Dünyanın en büyük toplantılarından biri olan ​​“Conference of the Parties”Türkçesiyle “Taraflar Konferansı”, geçtiğimiz ay Glasgow’da düzenlendi. Her yıl 197 ülkeyi iklim değişikliği ile mücadele yöntemlerini ve bu bağlamdaki öncelikleri tartışmak adına birbiriyle buluşturan COP, bu sene de tarafları Paris Anlaşması ve BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin hedeflerine yönelik eylemleri hızlandırmak için bir araya getirdi. İki haftalık bu zirvenin Dünya Liderleri Zirvesi ve başkanlık temalı günlerinden bir çok üst-düzey beyan elde edildi. İmplementasyonunda çevresel risk oluşturan tüm sektörlerin negatif etkilerinin azaltılması üzerine yapılan kapsamlı tartışmaların sonucu olan ve ilgili konseyler tarafından sunulan bu beyanların büyük çoğunluğu Türkiye’nin de içinde olduğu katılımcılar tarafından imzalandı. 

Bu bağlamda COP26 Serisi, zirve sonucunda ortaya çıkan beyanların ve çıktılarının analiz edildiği bir seri olacaktır.

 


 

COP26 çerçevesinde Kasım 2020’de kurulan konseylerden biri olan Sıfır Emisyonlu Araçlara Geçiş Konseyi (Zero Emission Vehicles Transition Council – ZEVTC), 2022 eylem planını ‘Ulaştırma Günü’ ile aynı tarihe denk gelecek şekilde açıklamıştır. Küresel otomobil pazarının %50’sinden fazlasını temsil eden hükümetlerin bakanlarını bir araya getiren bu konsey, ZEV’lere geçişte siyasi işbirliğini geliştirmeye odaklanmaktadır. C0P26 Zirvesinde konsey üyeleri, temel zorlukları toplu olarak ele almayı kabul ederek geçişin herkes için daha hızlı, daha ucuz ve daha kolay olmasını sağlamayı amaçlamıştır.

Sıfır Emisyonlu Araç (ZEV: Zero Emission Vehicles) Nedir?

ZEV’ler petrol yakıtları kullanmadıkları ve petrol yakıtları kullanan araçların aksine egzoz boruları vasıtasıyla sera gazı emisyonunu artırmadıkları için, adından da anlaşılacağı gibi; sıfır egzoz emisyonuna sahiplerdir. Bu da ZEV’leri fosil yakıtlı araçlara kıyasla çevreye ve iklim risklerine daha duyarlı hale getirmektedir. Bataryalı Elektrikli Araçlar (BEV’ler) ve Hidrojen Yakıt Hücreli Elektrikli Araçlar (FCEV’ler) sıfır emisyonlu araç teknolojisinin örnekleridir.

Peki neden tercih edilmelidir?

Sera gazı emisyonlarının en büyük kaynaklarından biri olan ulaşım sektörü toplam emisyonların %21’inden sorumludur. Bu emisyonların da neredeyse %75’i karayolu kaynaklıdır. Dolayısıyla sıfır emisyonlu araçların yaygınlaşması Paris Anlaşması hedeflerine ulaşılmasında büyük bir adım olarak görülmektedir. ZEV’lerin en yaygın kullanılan teknolojilerinden biri olan elektrikli araçlar şarj sistemiyle hareket kabiliyeti kazanmaktadır. Bu araçları şarj etmenin en uygun fiyatlı ve temiz yolu olan güneş enerjisi gibi yenilenebilir enerji kaynaklı sistemler çevre kirliliğinin önüne geçmektedir. Günümüzdeki şarjlı araçlar enerji ihtiyacının çoğunu elektrik şebekesinden karşılasa dahi, ZEV teknolojisinde yeni geliştirilen frenleme esnasında yeniden şarj olma gibi özellikler fosil yakıt tüketen araçlara kıyasla net emisyonlarda iyileşmeleri ivmelendirmektedir. Tüm bunları göz önünde bulundurarak COP26 Sıfır Emisyonlu Araçlara Geçiş Konseyi (ZEVTC), ZEV kullanımının hava kirliliğini azaltmaya olan etkisini vurgulamakta ve üretiminin de sürdürülebilirlik için inovatif fırsatlar sunmasının altını çizmektedir.

Geçişte öncelikler nelerdir?

COP26 boyunca devam eden uzun görüşmeler sonucunda Sıfır Emisyonlu Araçlara Geçiş Konseyi (ZEVTC), geçişi hızlandırmaya devam etmek ve Paris Anlaşması hedeflerini ulaşılabilir kılmak için 2022 yılında ülkelerin iş birliği yapabileceği öncelikli alanları belirlemiştir. 

  • Şarj altyapısı

Sıfır emisyonlu araç şarj altyapısının kurulumunda hızlı ilerleme kaydediliyor olsa da, konsey, tüm bölgelerde daha fazla yatırıma ihtiyaç olduğunun altını çizdi. Bu bağlamda, kamu-özel sektör işbirliği ile küresel şarj altyapısı için ortak vizyonun belirleneceği beyan edildi. Dağıtımın kolaylaştırılması için sıfır emisyonlu araçların üretim ve aktivasyonunda yer alan otomotiv üreticileri, enerji ağı sağlayıcıları ve şarj noktası operatörleri gibi ilgili tüm aktörlerin katılımı ile bir görev gücü başlatılacağı belirlendi. 

  • CO2 ve yakıt verimliliği standartları

CO2 ve yakıt verimliliği standartları iyileştirmeleri hem hafif hem de ağır hizmet sıfır emisyonlu araçların dağıtımını desteklemek için hayati bir önlem olarak belirlendi. Sıfır emisyonlu araçların yaygınlaştırılmasını hızlandırmak, yatırımları harekete geçirmek ve maliyetleri düşürmek amacıyla konsey, geçişin hızına ilişkin ortak bir anlayış geliştirmek için çalışma ve etkili standartlar düzenlemesi konusunda en iyi uygulamaları paylaşma taahhüdü verdi.

  • Sıfır emisyonlu ağır hizmet araçları için geçiş hızı ve teknoloji seçenekleri

Paris Anlaşması’nın hedefleriyle tutarlı bir geçiş hızı oluşturmak için farklı teknoloji seçenekleri sağlanması ve yakıt verimliliği standartlarının rolü hakkında anlayışın derinleştirilmesi konularında çalışmalar yapılmasına karar verildi. Sıfır emisyonlu ağır vasıtalara geçişin küresel olarak sağlanması için, gelişmekte olan ülkelere desteği artırmak amacıyla tüm ülkelerin birlikte çalışıyor olacağı belirtildi.

  • ZEV geçişinin küreselliği

Üçüncü ZEVTC, Bakanlar toplantısında kararlaştırıldığı gibi, ZEV geçişinin gerçekten küresel olmasını sağlamaya yardımcı olmak için ve hiçbir ülke veya topluluğun geride kalmaması için çalışmaların stratejik bir çizgi kazanması taahhüt edildi. Bu bağlamda, geçişin önündeki bölgesel engelleri aşmak adına gelişmekte olan ülkelerle olan ilişkileri sürdürmek; bu ülkelerdeki sıfır emisyonlu araçların ve ilgili altyapının konuşlandırılmasını desteklemek için mevcut programlar/girişimler yoluyla bir uluslararası kalkınma yardımı teklifini koordine etmek; hükümet yetkilileri, çok taraflı kalkınma bankaları, uluslararası kuruluşlar ve diğer paydaşlardan oluşan bir görev gücünü bir araya getirmek; ve bu uluslararası teklifin nasıl ve nerede güçlendirilebileceği konusunda ZEVTC’ye kanıta dayalı ve eylem odaklı öneriler sunmak gibi eylem planları kararlaştırıldı.

2022 yılı için belirlenmiş öncelikli alanlarda yapılacak iyileştirmeler ile birlikte tamamen karbondan arındırılmış bir karayolu taşımacılığı sektörü nihai hedefine giden yolculuk; tüm dünya için endüstri gelişimi, daha düşük ulaşım maliyetleri, iyileştirilmiş hava kalitesi ve gelişmiş toplum refahı gibi önemli fırsatlar da sunacaktır. Bu fırsatların iyi değerlendirilmesinde etki yatırımı önemli bir rol oynamaktadır. ZEV’lere geçişi ivmelendirecek girişimlere yatırım yapmak yalnızca emisyonların azaltılmasının ötesinde sosyal, ekonomik ve çevresel faydalar da içerecektir. Bu bağlamda, konsey kararlarının ardından BlackRock Küresel Sabit Gelir ESG Yatırım Başkanı Ashley Schulten de, “BlackRock, iklim riskinin yatırım riski olduğuna inanıyor ve net sıfıra giden yolda iklim riskini değerlendirmek, yalnızca mümkün olanı değil, olası olanı da özetleyen güvenilir senaryolar gerektiriyor.” açıklamasıyla yatırımların konsey hedeflerine katkısını vurgulamıştır. Kendisi bu konsey çalışmasındaki ayrıntılı politika tahminlerinin, tahmin edilen iklim politikası ivmesinin gerçekleşmesi durumunda, dünya genelinde enerji ve arazi sistemlerinde meydana gelebilecek önemli değişiklikleri piyasanın kavramsallaştırmasına yardımcı olacağının altını çizmiştir. 

Dünya liderlerinin yanı sıra, tüketicilerin, üreticilerin, girişimcilerin ve yatırımcıların da sıfır emisyonlu araçlara geçiş sürecine olan etkileri konusunda bilinçlenmesi, önümüzdeki nesillere yaşanabilir bir gelecek sunma hedefi için büyük önem arz etmektedir. ZEV’lere geçisin önündeki en büyük engel maddi kaygılardır. Yeni teknolojilerin gelişmesi ve yaygınlaştırılması ancak kamu ve özel sektörün yatırım destekleri ile mümkün olacaktır. ZEVTC 2022 planının imzalanması ile ülkeler, pozitif etki yaratacak değişimleri ivmelendirmek adına önemli birer adım atmıştır. Ancak bu adımı en iyi şekilde değerlendirmek sadece politika yapıcıların değil tüm toplumun sorumluluğu altındadır.