Sosyal Değer Nedir, Ölçmesek Olmaz mı?

Okuma Süresi: 4 dk. Kategori: Etki Yatırımı, Sosyal Etki Tarih: 15 Nisan 2021

Alınan her karar, alınan her aksiyon insanların hayatlarında kimi zaman büyük kimi zaman da küçük değişimlere neden olur. Günlük yaşamımızdan örneklendirecek olursak, bugünlerde hepimizin en çok özlediği yakın arkadaşlarımız ile birlikte güzel bir seyahati ele alalım. Gitmeyi planladığımız yere ulaşım için hava yolunu veya deniz yolunu tercih edebiliriz diyelim. Alacağımız bu basit kararın bile hem çevresel hem ekonomik hem de sosyal etkisi bulunuyor. Aynı şekilde konaklama tercihimiz, yeme-içme tercihlerimiz hakkında karar verirken aslında farkında olmadan neyi gözetiyoruz?

Zaman kazanmak ve daha az yorulmak istiyorsak seyahat için havayolunu tercih ediyoruz. Yani aslında zamanımız ve enerjimiz bu tercihi yaparken karbon ayak izimizden daha değerli konumda oluyor. Peki, bizim seçimimiz başkalarını etkiliyor mu? Başka insanların hayatında değişime neden oluyor mu? Bu günlük hayat örneğinde dahi yaptığımız seçimin iklimin değişimi problemine neden oluyor. Bu da herkesi etkileyen bir sorun. 

Bakış açımızı bireysel hayatlardan iş dünyasına çevirelim. Alınan her karar insanların hayatlarında büyük ya da küçük olumlu veya olumsuz değişimlere yol açıyor. Yeni kurulan bir üretim tesisinden tutun da köklü firmaların benimseyeceği ve uygulayacağı politikalara kadar her karar bir etki demektir. Aynı şeyleri bakış açımızı üçüncü sektöre çevirdiğimiz zaman da görüyoruz.

Social Value International (SVI) sosyal değeri “insanların yaşamlarında deneyimledikleri değişikliklere verdikleri göreceli önemi anlamak” olarak tanımlıyor. SVI’a göre bu değerin tamamı olmasa da bir kısmı piyasa fiyatlarında ele alınmaktadır. Bu sosyal değeri, bir kuruluşun çalışmasından etkilenenlerin bakış açısından ele almak ve ölçmek önemlidir.

Bizim için önemli olan fakat genel olarak finansal değerle aynı şekilde ifade edilmeyen veya ölçülmeyen değişimler vardır. Örneğin özgüven artışı, esenlik artışı veya sosyal içerme gibi önemli değişimler sağlansa da finansal değerle ifade edilmiyor. İşte tam bu noktada sosyal muhasebe devreye giriyor. Gözden kaçırılmaması gereken, önemli değişimlerin finansal muhasebe ile ifade edilemiyor olması bu değişimleri karar verme süreçlerimizden ayrı tutacağımız anlamına gelmiyor. Sınırları ve standartları finansal muhasebe kadar net olarak belirlenmemiş olmakla birlikte, finansal muhasebe sosyal muhasebeyi kapsayacak şekilde çok önemli bir dönüşüm yaşamaktadır.

Bir zamanlar şirketlerin tek amacının ortakları için kar ve değer sağlamak olduğuna inanılırken, yeni yaklaşımlar altında şirketlerin amacının tüm paydaşlarına değer yaratmak olduğu kabul görmeye başladı.

diyor Prof. Dr. Özer Ertuna.        

Değişimin ve dönüşümün baş döndürücü bir hıza ulaştığı günümüzde yalnızca hissedarların menfaatlerini gözeten ve hissedarlara hesap vermeye yönelik olan finansal muhasebe, tüm paydaşların menfaatlerini ve beklentilerini gözetmek konusunda tek başına yeterli olmuyor artık. Çevresel etkiler dâhil olmak üzere insan refahını doğrudan veya dolaylı olarak ilgilendiren tüm sosyal etkilerin yok sayılamayacağı günümüzde sosyal muhasebe de hızlı bir şekilde sistemde yerini aldı. 

Sosyal muhasebe deyince akılımıza sosyal etkinin nasıl ölçülebileceği sorusu geliyor elbette. Sosyal etkiyi ölçmek için dünyada geliştirilmiş pek çok çerçeve bulunmaktadır. İçlerinden bazılarının kullanımı diğerlerine göre daha yaygın hale geldi. Hangi çerçeve kullanılırsa kullanılsın, sosyal etkiyi yönetmenin tek yolu ölçmektir. Faaliyetlerin neticesinde meydana gelen değişimler beklenen pozitif değişimler olabileceği gibi beklenmeyen negatif değişimler de meydana gelebilir. Etkiyi ölçmeden bunu tespit etmenin ise imkânı yoktur. Yani, ölçülemeyen değer yine bir değer olmaya devam edecektir. Ancak bu değer pozitif mi yoksa negatif mi bilmiyor olacağız. Bu nedenle negatif değerleri minimize etme ve pozitif değeri maksimize etme fırsatları da değerlendirilemeyecektir.

“Ölçmesek olmaz mı?” sorusu ise sosyal etkiyi ölçmemenin riskleri göz önüne alındığında “olmaz” şeklinde yanıt bulduğu açıkça görülüyor. 

Peki nasıl? Hangi methodlar ve çerçeveler kullanılarak ölçülebilir? En yaygın kullanılan çerçeveler hangileri? Türkiye’de kullanılmaya en uygun method ve çerçeveler hangileri? 

Tüm bu soruların yanıtları için bir sonraki blog yazımızda görüşmek dileğiyle…