İklim Eylemi ve Kentler

Kategori: Etki Yatırımı Tarih: 28 Ekim 2021

İklim değişikliği, her alanda mücadele verilmesi gereken ve yaşamı tehlikeye atan bir konu haline gelmiştir. Bu noktada kentler de iklim değişikliği ile mücadelede önemli bir konuma sahiptir çünkü dünya nüfusunun yarısından fazlası kentlerde yaşamaktadır bu nedenle küresel çapta doğal kaynak tüketiminin %75’inden, enerji kullanımının ise %60’ından kentler sorumludur. Fosil yakıtların aşırı kullanımı, arazilerin kullanım amaçlarının değişmesi, yeşil alanların azalması gibi nedenlerden dolayı sera gazı emisyonları artmıştır. Bu doğrultuda iklim değişikliği ile mücadele için tarım, enerji ve su kaynaklarının yönetilmesi ile iklim eylemine uygun bir şekilde planlanması gerekmektedir.

Her kentin kendine özgü ekonomik, toplumsal ve siyasi bir yapısı vardır ve stratejiler bu özel yapıları göz önünde bulundurarak üretilmelidir. Kent için iklim adına alınan her kararda özel sektörden vatandaşa, vatandaştan üniversitelere kadar birlikte çalışılmalı ve tüm aktörler iş birliği içerisinde olmalıdır. Böylece sürdürülebilir, etkili ve istikrarlı politikaların önü açılmış olur.

İklim değişikliğini durdurmak için uygulanması gereken en temel çözüm fosil yakıt tüketimini durdurarak yenilenebilir enerji kaynaklarına geçiş yapmaktır. Kent temelli düşündüğümüzde ise çözümler daha da özelleşebilir:

  • Yeşil alanların korunması, 
  • Enerji tasarrufu ve verimliliğinin artırılması, 
  • Ulaşımda sürdürülebilir ve yenilenebilir enerjiyi kullanacak şekilde yeniden düzenlenme yapılması, 
  • Temiz, çevreci ve sürdürülebilir kent planlarının yapılması, 
  • Tüketim alışkanlıklarının düzenlenmesi 

gibi birçok çözüm kentlerde hayata geçirilebilir.

Enerji kentlerde vazgeçilmez bir unsurdur. Binalar, fabrikalar ve ulaşım araçlar başlı başına birer enerji tüketim merkezleridir. Binalarda kullanılabilecek yenilenebilir enerjinin en güzel örneği güneş enerjisidir. Örneğin Çin’in Rizhao kentinde güneş enerjisi kullanan haneler %90 oranına ulaşmıştır. Örnek olabilecek diğer bir kent ise İspanya’nın Barselona şehridir; burada güneş enerjisi kullanımı zorunlu hale getirilmiştir ve sıcak su kullanımının en az %60’ı güneş enerjisi aracılığıyla sağlanmaktadır. Enerjinin verimli kullanılabilmesi için de altyapıların yeni nesil teknolojiye uygun bir şekilde yenilenmesi, halkın geri dönüşüme teşvik edilmesi, geri dönüşüm ve tasarruf projelerinin gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Ayrıca şehirlerde merkezlerın birbirinden uzak olmaması ve bisiklet ile ulaşımın sağlanabilmesi için bisiklet yollarının yapılması, toplu taşım araçlarının artırılması etkili yöntemlerden olacaktır. 

Bu konuda güzel bir örnek, Konya Belediyesinin 2015 de başlattığı bisiklet yolları ve akıllı bisiklet sistemi projesidir. Proje dahilinde bisiklet ağı 515 km ye kadar genişletilmiş, 500 bisiklet 40 farklı kiralama merkezinde devreye sokulmuştur. Bu şekilde bisiklet toplu taşımaya entegre edilmiştir.

 

Kent planlaması, iklim değişikliği ile mücadelede önemli diğer bir unsurdur. Gündelik ihtiyaçlara kolay (yürüyerek, toplu taşımayla, bisikletle) ulaşılabilinen, iş, yaşam, tüketim ve boş zaman aktivitelerinin karma olarak sürdürülebildiği kompakt kentler, yeni planlama için örnek olabilir. Böyle bir planlama ile ulaşım mesafesi ve süresi kısalır ve karbondioksit emisyon seviyesinde azalma görülür. Aynı zamanda arazi kullanımı daha sürdürülebilir bir hale geldiği için yeşil alanlar korunur. Sonuç olarak kompakt bir kent planlaması iklim mücadelesinde etkili olduğu kadar ekonomi, sağlık gibi konularda da yarar sağlar.

Dünyada iklim mücadelesinde başarı elde edebilmiş; Londra, New York, Barselona gibi kentlerin aralarında bulunduğu toplam 27 kent ve ekonomik olarak büyümeye devam etmesine karşılık karbon salınımlarında  yıllık ortalama %2’lik bir düşüş sağlamıştır. Bu kentlerin başarıları anahtarları ise “katılımcılık” ilkesini uygulamaları olmuştur. Kamusal aklın projelerde uygulanmasıyla beraber ortaya daha sürdürülebilir, aynı zamanda da iklim adaletini sağlayan kentler ortaya çıkmıştır. Avrupa’dan örnek vermek gerekirse Barselona’da yaşayan halkın katıldığı, kentin iklim eylemi planından ve amaçlarından bahsedildiği bir dizi oturum gerçekleştirildi. Kent Konseyi aracılığıyla mevcut durum analizi yapılarak halktan ve diğer aktörlerden gelen geri bildirimler ışığında iyileştirilen plan kamuoyu ile paylaşıldı. İklim eylem planının verimli ve organize bir şekilde ilerleyebilmesi için iklim ofisleri kuruldu ve belirlenen hedefler doğrultusunda çalışmalara başlandı. Planın en son hali 2018 de kabul edildi ve önce insan diyerek sağlıklı, biyoçeşitliliği önemseyen kapsayıcı bir dönüşüm her alanda hedeflendi.

Kent denildiğinde akla gelen kritik noktalardan birisi de atıklardır. Kentler kamusal, sosyal, tarım ve üretim alanlarıyla bir bütün olarak düşünüldüğünde ortaya çıkan atık göz ardı edilemeyecek kadar fazladır. Küresel insan kaynaklı sera gaz salımının %3-4’lük kısmını kentsel atıklar oluşturur. Bu nedenle kentler sürdürülebilir atık yönetimi yaparak atıkların toplanması, geri dönüşümü, enerji olarak kazanılması, kompost oluşturulması gibi yöntemlere iklim değişikliğine karşı etkili bir yol izlemiş olurlar. Bu yöntemler izlenmediği zaman iklim dengesine verilen zararın yanı sıra toprak hava ve su da kirlenir. Atıkların çevreye ve iklime olan zararını minimuma indirmek için atık miktarının azaltılması ve geri dönüştürülebilir maddelerden ambalaj üretimi teşvik edilmelidir. Ayrıca düzenli bir şekilde atıklar depolanmalı ve geri dönüşüm için atıkların ayrıştırılması gereklidir. Son olarak da organik atıkların kompost, biyogaz ve arıtma tesislerinde geri kazanılması ve enerji üretilmesi sağlanmalıdır.

Sonuç olarak kentlerde iklim planı tek bir aktör tarafından değil, birçok aktör tarafından yönetilmelidir. Uzmanlar, üniversiteler, siyasiler, halk, STK’lar işbirliği içerisinde dünyanın karşı karşıya olduğu bu büyük iklim kriziyle beraber savaşmalıdır. Yerel yönetimlere düşen rol ise bu mücadeleyi katılımcılık ilkesi eşliğinde organize ederek sürdürebilmektir. Kentlerin yerel yönetimleri mevcut durumlarını değerlendirerek kent bazında bir iklim planı oluşturmalı ve planlamadan hareketle kendilerine iklim, sağlık ve sürdürülebilir bir çevre için hedefler koyarak hedeflerle uyumlu politikalar geliştirmelidir.

KAYNAKÇA 

Uncu B.A. (2019). ‘İklim İçin Kentler, Yerel Yönetimlerde İklim Eylemi Planı’.