Etki Yatırımı Her Derde Derman Mıdır?

Okuma Süresi: 2 dk. Kategori: Etki Yatırımı Tarih: 20 Mayıs 2020

Hayırseverlik ve kalkınma ekonomisinin etki yatırımının kökeni olan sosyal girişimciliği destekleme temelinde yakınlaşmalarından, güçlerini birleştirmelerinden bahsetmiştik bir önceki yazımızda. O zaman sormak gerekir: Etki yatırımı sosyal ve çevresel etki yaratmak için her derde deva mıdır? Bu soruya cevap verirken, şunu hatırlamak gerekir: toplumda değişim yapabilmek, sosyal ve çevresel anlamda daha sürdürülebilir bir dünyaya kavuşmak için çok sayıda paydaşı bir araya getirmek, sivil toplum kuruluşlarını, kamu ve özel sektör kurumlarını, bireyleri, üniversiteleri farklı bir şekilde odaklandıkları ortak amaç için teşvik etmek gerekir.

Örneğin, istihdam sorununu ele alalım; özellikle COVID-19 sonrası uzun yıllar yapısal bir işsizlik tehlikesi ile karşı karşıya olan Türkiye’de sorunu çözmek için aynı anda hayırseverlerin, kalkınma ekonomisinin önemli oyuncularının, sosyal girişimcilerin bireysel ve toplumsal farkındalığına ihtiyaç vardır. Hayırseverler, özellikle işsizlerin yeni beceriler kazanmasına öncülük eden eğitim kurumlarını sivil toplum örgütleri aracılığıyla destekleyebilirler. Burslar için kaynak yaratmak, hedeflere ulaşılması için eğitim kurumlarına verilen bağışların yetkin bir şekilde kullanılmasını sağlamak, hayırseverlerin görevleri kapsamındadır. Devlet bütçesinden eğitim ve istihdamın artırılmasına yönelik faaliyetlere kaynak ayırma görevi ekonomik kalkınmanın ana oyuncusu olan ilgili bakanlıklar ile diğer devlet kurumlarına aittir. Diğer taraftan, istihdamın artırılması için şirketlerin işe alma politikalarının geliştirilmesi, mesleki eğitim sisteminde yeni becerilerin kazanılması için altyapı oluşturulması ve yoğun istihdam sağlayan sektörlere kredi sağlanması yine ekonomik kalkınmadan sorumlu bakanlığın görevidir.

Bu bağlamda etki yatırımını sırtlayan sosyal girişimcilere düşen görev ise, yeni istihdam alanlarının oluşturulması, yeni iktisadi girişimlerin hayata geçirilmesi, özellikle işsizlik yüzünden toplumsal dokuyu bütünleyici ticari ve sosyal getiri yaratmaktır. Örneğin tarımda teknolojik inovasyon aracılığıyla, tarım isçilerinin üretkenliğini artırmak, işsiz olan az gelirli vatandaşların yeni iş alanlarında istihdam edilmesi için teknoloji eğitimi sağlamak, bankalardan kredi alma imkanı olamayanlara yeni kredi yöntemleri uygulayan mikrokredi şirketi kurmak, sosyal girişimcilerin faaliyet alanıdır.

Sonuç olarak, kalkınmanın, sosyal ve çevresel etkinin yaratılmasına yönelik ekosistemi tasarlamak, genişletmek ve hedefe odaklamak için herkesin seferber olması gerekmektedir. Hiçbir paydaş kendi başına mucizeler yaratamaz, ancak değişik açılardan hedefe ulaşılmasına katkıda bulunabilirler. Çözüm, bütünleyici ve işbirliğine ağırlık veren bir yaklaşımın benimsenmesindedir.